Nöropazarlamada Influencer Etkisi

influencer-etkisi

Nöropazarlamada Influencer Etkisi Nedir?

Bir ürünü satın alma süreci algılardan çokça etkilenir. Bu yüzden pazarlama dünyası, insan ruhunu her zaman önemsemiştir. Bu konuda pazarlamacıların en büyük destekçisi psikoloji bilimi olmuştur. Özellikle insan beynine dair yapılan pek çok araştırma, pazarlama stratejilerine ışık tutmuştur. Bir şeyi neden beğendiğimiz ve satın almaya nasıl karar verdiğimiz ise bu süreçteki en önemli meselelerdir. Bu yönde yapılan en son araştırmalardan birisi de “Nöropazarlamada Influencer etkisi beynimizi nasıl etkiler?” sorusu etrafında şekillenir.

Bu araştırma için 60 katılımcı seçildi. Katılımcılar üç gruba bölündü ve onlara çeşitli testler uygulandı. Katılımcılar TV izleme, kendi Facebook özet akışlarına göz atma ve Youtube videoları izleme gibi görevleri yerine getirdiler. Bu görevler esnasında onlara çeşitli markaların reklam kampanyaları da gösterildi. Gerçekleştirilen görevlerin etkisini görebilmek için her birinin beyin aktiviteleri özenle ölçüldü.

Bu araştırmanın asıl amacı influencerların kişiler üzerinde yoğun duygular uyandırıp uyandırmadığını test etmekti. Sonuç ise en başta sorulan soruyu doğrular nitelikteydi. Çalışmaya katılan kişilerin beyni, TV reklamlarına kıyasla influencer reklamlarına çok daha güçlü tepkiler verdi. Araştırma influencerların insanlarda %277 daha fazla duygusal yoğunluk sağladığını ortaya çıkardı. Ayrıca bu tip reklamların %87 daha çok akılda kaldıkları da çıkan sonuçlar arasında yer alıyor.

Gözlemlenen bir diğer sonuç ise katılımcıların TV, Facebook ve Youtube reklamları ile kesintiye uğrayan videoları izlemeyi bırakmaları oldu. Fakat buradaki önemli ayrıntı şu ki öncesinde aynı kampanyayı bir influencer gönderisinde gördülerse reklamları izlemeye hazır oluyorlar. Bu da reklam kampanyasını göz ardı etmediklerini gösteriyor.

Influencer Pazarlaması Geleneksel Pazarlamayı Solluyor mu?

Bu günlerde geleneksel medya koltuğunu hızlı bir şekilde dijital medyaya teslim etmiş durumda. Bunun sebebi ise mobil uygulamalar. Günümüzün çok büyük bir kısmı telefonumuzdaki mobil uygulamalarla geçtiği için alışkanlıklarımız ve hayat tarzımız köklü değişikliklere uğruyor. Sosyal medya uygulamaları ile hayatımıza giren influencer kavramının, satın alma alışkanlıklarımız üzerinde oldukça büyük bir etkisi var.

Artık iletişim kuramadığımız veya kendimizi özdeşleştiremediğimiz TV ünlüleri ve onların bulunduğu reklamlar bizde eskisi kadar etki yaratmamaya başladı. Bunun yerine bir arkadaş olarak gördüğümüz sosyal medya fenomenlerini dinliyoruz ve onların önerdiği ürünlere yöneliyoruz. Araştırmaların da gösterdiği gibi influencer reklamları beynimizi daha fazla aktive ediyor. Bu reklamların akılda kalıcılığı ve etkinliği, TV reklamlarına göre çok daha yüksek.

Pazarlamanın amacı insanlara bir ürünü veya hizmeti en efektif şekilde satabilmektir. Pazarlamacılar bu konu üzerinde kafa yorup çeşitli stratejiler geliştirirler. Sosyal medya kampanyalarının üzerimizdeki güçlü etkisini fark eden pazarlama dünyası, stratejilerini bu yönde yoğunlaştırıyor. Beynimize daha çok hitap eden influencer pazarlaması hem kısa vadede hem de uzun vadede satın alma kararlarımızı derinden etkiliyor.

Bu yazı da ilginizi çekebilir: Dijital Dönüşüme Yatırım Yapma Sebepleri

Minimalist Pazarlama

minimalist-pazarlama

Minimalist Pazarlama Nedir?

Pazarlama alanı son yıllarda kendisine farklı teknikler geliştiriyor. Minimalist pazarlama kavramı da bu yeniliklerden birisi. Aslında tam olarak bir teknik sayılmayan bu kavram, pazarlamada sadeleşmeyi hedefleyen bir yaklaşım ve uygulama olarak açıklanabilir. Apple ile başlayan ve özellikle tasarımda kullanılan “less is more” (az çoktur) yaklaşımı, bu pazarlama türü için iyi bir ifadedir.

Minimalizm, 1960’lı yıllarda Amerika’da bir sanat hareketi olarak baş gösterdi. İlerleyen zamanlarda ise sanatla sınırlı kalmayıp mimariyi, ürün tasarımlarını ve hatta yaşam tarzını etkiledi. En sonunda renkli pazarlama dünyasını bile etkisi altına almaya başladı. Minimalizm temel olarak işleri karıştıran ve zorlaştıran faktörleri sürecin dışında tutar. Bunun yerine keyif veren şeyleri sürece dahil eder.

Minimalist pazarlama, mesajı karmaşık olmayan yollarla ve en basit forma iletmeyi hedef alır. Benzer durum basılı ve dijital medya için geçerlidir. Görsel medyada minimalist olmak, grafik ve fontlarda sadeleşme anlamına gelir. Bir ya da iki rengin hakim olduğu sade görünüm, medyada minimalizmin bir yansımasıdır. Ayrıca verilmek istenen mesajların kısa sloganlarla verilmesi de minimalizme iyi bir örnektir.

Minimalist Pazarlama Nasıl Yapılır?

Minimalist pazarlama yapmak isteyen işletmelerin üç ana konu üzerinde durmaları gerekir: görseller, kelimeler ve videolar.

  1. Görseller

Tek bir reklam için çok fazla görsel kullanılması, tüketicilerin dikkatini dağıtabilir. Bu yüzden görsel seçiminde minimalist pazarlama yaklaşımından faydalanabilirsiniz. Bunu yapmak için tasarımlarınızda dikkat çekici tek bir görsel kullanabilirsiniz. Bu güçlü görsel tüm dikkatleri üzerine çekecektir. Böylece herhangi bir dikkat dağınıklığına izin vermeden tüm odağı markanızda ve ürününüzde toplamış olursunuz. Tüketicilerin işletmeniz veya ürünlerinizle ilgili duyguları daha çok güçlenecektir.

  1. Kelimeler

Günümüzde tüketiciler, uzun cümlelerden kolaylıkla sıkılmaktadırlar. Tüm duygu ve düşüncelerin birkaç yüz karakterle anlatıldığı bu dünyada cümlelerinizi sadeleştirmelisiniz. Reklam kampanyalarınızda ve sosyal medya gönderilerinizde sade ama etkileyici sloganlar kullanarak minimalist pazarlama yaklaşımını harika bir şekilde uygulayabilirsiniz. Sadece birkaç kelimeyle devasa bir etki yaratmanız mümkün. Sosyal medya kısmında uzun ve nadir paylaşımlardan ziyade kısa ama sık paylaşımlar yapmanız daha etkili olacaktır.

  1. Videolar

Videolu içerikler, dijital mecraların büyük bir kısmını kaplamaktadır. Özellikle Youtube ve Instagram gibi popüler sosyal medya uygulamaları, videolu içerikleri desteklemektedirler. Bu uygulamaların yaygınlaşması ile markalar da kampanyaları için videolu içeriklere yönelmeye başladılar. Fakat yapılan araştırmalar 2 dakikadan uzun videolarda etkileşimin düştüğünü gözler önüne seriyor. Kısa ama dolu içerikler, tüketici ile daha çok etkileşime girmeniz anlamına geliyor.

Minimalist pazarlama ilkeleri ile kısa ve etkili içerikler hazırlayabilir ve tüketicilerle sağlam bir iletişim kurabilirsiniz. Ama her pazarlama yönteminde olduğu gibi burada da iyi bir planlama yapmanız şarttır. Örneğin videolu paylaşımlarınızda hedef kitlenize yönelik içerikler üretmelisiniz. Ulaşmak istediğiniz kitleyi belirleyerek onların seveceği tarzda videolar sunmalısınız. Bu yüzden her zaman tüketicilerinizin alışkanlıklarını göz önünde bulundurun.

 

 

Bu yazı da ilginizi çekebilir: Oyun İçi Reklamcılık

Oyun İçi Reklamcılık

oyun-ici-reklamcilik

Oyun İçi Reklamcılık (In-Game Advertising) Nedir?

Video oyunlar neredeyse her yaştan insana hitap ediyor. Akıllı telefonlar, bilgisayarlar ve oyun konsolları bizlere bu konuda harika bir deneyim sunuyor. Uzun yıllardır varlığını sürdüren bu sektör, özellikle son yıllarda çok daha kaliteli işlere imza atmaya başladı. Gitgide popülerleşen oyunlar, e-spor gibi bir kavramı dahi hayatımıza dahil etti. Pazarlama dünyası ise böylesine popülerleşen bir sektöre adım atarak oyun içi reklamcılık kavramını hayatımıza soktu.

Oyunlar sayesinde sosyalleşebilir ve sınırsızca harcama yapabiliriz. Böylesine özgür bir dünya, pazarlama yatırımları için oldukça uygun bir zemin oluşturur. In-game advertising olarak da adlandırılan oyun içi reklamcılık, firmaların adlarını veya ürünlerini dijital oyunlarda gösterilmesine olanak tanır. Örnek olarak sanal şehirlerdeki büyük reklam panolarına şirketler logolarını yerleştirebilirler. Bu da oyuncuların en heyecanlı ve mutlu oldukları anlarda şirketlerle alakalı ipuçlarına maruz kalması anlamına gelir.

Oyun İçi Reklamcılık Nasıl Olmalıdır?

Geleneksel pazarlamaya kıyasla oyun içi reklamcılık çok daha fazla avantaj sunmaktadır. Fakat oyun içi reklamlardan maksimum faydanın sağlanmanız için stratejileri iyi belirlemeniz gerekir. Oyun esnasında kitlenizi logonuzla ya da sloganlarınızla rahatsız etmemelisiniz. Bunun yerine reklamları, oyuna incelikli bir şekilde dahil etmelisiniz. Bu sayede reklamlarınız dikkat dağıtıcı olmaktan çıkar ve bir özellikle halini alır.

Oyun içi pazarlama özelleştirilebilir bir yapıya sahiptir. Video oyun konsollarının %80’i internete bağlıdır. Bu sayede düzenli bir biçimde içerik güncellemeleri alabilmeleri de mümkündür. Bu durum, pazarlamacılar için büyük bir fırsat oluşturur. Çünkü bu dinamik yapı sayesinde reklamın ne zaman görüneceğini ve kime gösterileceğini seçebilirsiniz. Böylece kontrol sizin elinizde olabilir.

Bazı pazarlamacılar durumu biraz daha ileriye götürerek kendi oyunlarını yapma girişiminde bulunurlar. Örneğin pek çok popüler film, filmdeki sahnelerden esinlenerek basit çevrimiçi oyunlar tasarlarlar. Böylece hedef kitle ile daha çok etkileşime yakalanabilir. Aynı zamanda müşterilerin eğlenmesi de sağlanmış olur.

Oyun İçi Reklamcılık Kimler İçin Uygundur?

Oyun içi reklamcılık pek çok büyük şirket tarafından aktif olarak kullanılmaktadır. Bu tarz video oyunlarına dünyanın her yerinden erişim olduğu için markanızın uluslararası bilinirliği için çok önemlidir. Özellikle de genç erkek kitleye ulaşmak ve onlarla iletişim kurmanın harika bir yoludur. Oyun içi pazarlama sağladığı birçok avantaja rağmen bazı küçük ve orta ölçekli şirketler için maliyetli olabilmektedir. Fakat adınızı geniş kitlelere duyurmak istiyorsanız in-game advertising stratejisinden yararlanabilirsiniz.

Oyun için reklamcılık için iyi bir plan yapmanız çok önemlidir. Özellikle hedef kitleniz ve sahip olduğunuz kaynaklar konusunda net olmalısınız. Örneğin satmaya çalıştığınız spor malzemelerinin reklamını kelime oyunlarında yapmaya çalışmanız pek iç açıcı sonuçlar vermeyebilir. Bu da para ve zaman kaybıyla sonuçlanır. Bu sebeple hedef kitlenizi iyi belirlemeli ve yatırım yapacağınız oyunu buna paralel olarak seçmelisiniz.

 

 

Bu yazı da ilginizi çekebilir: Growth Hacking Nedir?

Growth Hacking

growth-hacking

Growth Hacking Nedir?

Bir projeye başlamak oldukça keyifli bir süreçtir. Farklı fikirlerin ortaya atıldığı ve ilginç stratejilerin geliştirildiği bu aşamada her şey pozitif gözükür. Fakat proje hayata geçirildikten sonra işler tam olarak planlandığı gibi gitmeyebilir. Growth hacking ise tam da bu sorunu çözmeyi amaçlar. Kullandığı dijital pazarlama yöntemleri sayesinde hızlı ve verimli bir büyüme sağlar.

Growth hacking aslında pazarlama kanalları ile ürün geliştirme süreci arasındaki hızlı ve verimli deneme sürecidir. İlk defa 2010 yılında Sean Ellis tarafından ortaya atılan bu kavram, işletmelerin etkili ve güçlü şekilde büyümelerine katkıda bulunur. Burada pazarlama ve mühendislik bir aradadır. Geliştirdiğiniz bir ürün veya hizmeti kullanmayı düşünmeyen tüketicilerin olduğu kanalları bularak yeni müşteriler edinmeyi hedefler.

Growth hacking sadece müşteri edinme yöntemi olarak düşünülmemelidir. Mevcut işle alakalı büyüme fırsatları da bu kapsamda değerlendirilebilir. Hızla büyüme sağlayan bu yöntemin kullanım alanı oldukça geniştir. Bir şirket, sosyal ağ ya da bir proje, bu yöntemden faydalanarak hedef kitleden yüksek oranda dönüşüm elde edebilir. Özellikle kısıtlı bütçelerde kullanılan yöntem, düşük bütçe ile büyüme sağlar.

Growth Hacking Yöntemleri Nelerdir?

Growth hacking için beş ana yöntem kullanılır. Dijital pazarlamadan da bilinen bu beş yöntem “AARRR” olarak adlandırılır.

  1. Edinme (Acquisition)

Bu yöntemde en düşük maliyetle kullanıcı bulmak hedeflenir. SEO ve reklam çalışmaları buna örnek olarak gösterilebilir.

  1. Etkileşim (Activation)

Temelde web sitesini ziyaret eden kullanıcılarla kurulan etkileşimdir. Örneğin e-bültene kayıt olan kişiye e-kitap hediye edilmesi etkileşim yöntemine dayalıdır.

  1. Bağlılık (Retention)

Burada amaç, web sitesini ziyaret eden kullanıcıların tekrar gelmesini sağlamaktır. Bunun için de ilginç e-bültenler göndermek gibi çalışmalar yapılır.

  1. Tavsiye Edilme (Referral)

En etkili yöntemlerden olan tavsiye edilme, kullanıcıların sizi, başka kişilere tavsiye etmesini amaçlar. Bunun için de web sitesindeki içerik, ürün ya da hizmetlerin paylaşılması için bazı teşvik edici adımlar atılabilir.

  1. Gelir (Revenue)

Bu yöntemde gelir modeli oluşturulur. Ürün satışı ve ücretli içerikler gibi size gelir sağlayacak yolların bulunmasıdır. Ayrıca potansiyel müşterilerin gerçek müşteriye dönüşmesini de gelir yöntemi sağlar.

Growth Hacking İçin Örnek Bir Firma: Paypal

Paypal, günümüzde dünyanın ödeme devi olarak tanımlanabilir. Fakat Paypal’ın bugünlere gelmesinde iyi bir growth hacking uygulaması büyük rol oynamıştır. İlk çıktığı zamanlarda tavsiye programı başlatarak devasa bir büyüme yakaladı. Bu sistem ile Paypal’ı arkadaşına tavsiye eden kullanıcı ve bu tavsiyeyle siteye üye olan kullanıcıya 10’ar dolarlım ödemeler yapıldı. Paypal her bir kullanıcının hayat boyu değerinin 20 dolardan fazla olduğunu bildiği için bu sisteme 60 milyon dolar harcadı. Fakat karşılığını da fazlasıyla aldı. Bunun yanı sıra Mastercard ve Visa rozetlerinin yanına kendi isimlerini ekletmeleri de başarıya ulaşmaları konusunda etkili oldu.

 

 

Bu yazı da ilginizi çeekebilr: Big Data Nedir?

Büyük Veri (Big Data) Nedir?

big-data

Teknolojinin son yıllarda hayatımıza soktuğu büyük veri kavramı, çeşitlilik içeren ve oldukça yüksek hacimli verileri ifade eder. İnglizce’de big data olarak anılan büyük veri, karmaşık ve devasa kümelere sahiptir. Tüketimin zirvelere ulaştığı çağımızda büyük veri çok önemlidir. Çünkü markalar bu sayede tüketicileri belirli kategorilere ayırabilir ve onlara özel uygulamalar hayata geçirebilir. Örneğin aynı videoları izleyen ve aynı yazıları okuyanların aynı ürünleri alma olasılıkları yüksektir. Big data sayesinde kitleler gruplaştırılabilir ve onlara gösterilen reklamlar kişiselleştirilebilir.

Sosyal Medyada Büyük Veri (Big Data) Kullanmanın Yolları Nelerdir?

Sosyal medya, kitlelere seslendiğimiz, onlarla iletişim kurduğumuz bir mecradır. Artık hiçbir şirketin göz ardı edemediği bu mecralar, markanızın büyümesi için büyük bir fırsattır. Fakat işin içine kitleler girince her şey çok daha karmaşık hale geliyor. Bu karmaşık düğümü çözmeniz, gruplara ayırmanız ve sonrasında gerekli adımları atmanız gerekir. Bunu yapmak için big datadan faydalanabilirsiniz. Peki büyük veri ve sosyal medya gücünü nasıl birleştirebilirsiniz?

  1. Hizmetlerinizi Doğru Bir Şekilde Yenileyin

Hem büyük hem de küçük ölçekli firmalar kendini yenileme çabası içindedirler. Her zaman için farklı deneyim, ürün veya hizmetlerle tüketicilerinin karşısına çıkmaya çalışırlar. Fakat böylesine büyük adımlar atmadan önce kitlenizi doğru tanımanız gerekir. Tüketicilerin neyi sevdiğini, ne istediğini veya istemediğini bilmeniz, hizmetlerinize ışık tutacaktır. Bunun için en iyi kaynak sosyal medyadır. Sosyal medya üzerinden müşterilerinize dair sağlam bilgilere erişebilirsiniz. Bu mecralardan elde edeceğiniz big datalar size tanımlayıcı ve öngörücü istatistikler sunacaktır.

  1. Müşterilerinizin Davranışlarını Tahmin Edin

Pazarlama en önemli şeylerden birisi tüketicinin davranışlarını önceden tahmin edebilmektir. İyi bir tahminleme yapabilmek için de müşteriyi iyi tanımak gerekir. Satın alma alışkanlıkları, satın alma sıklığı ve satın almasını etkileyen faktörler incelenmelidir. Büyük veri ve sosyal medya birlikte kullanıldığı zaman tüketicilerin tüm özelliklerine erişebilecek ve onları analiz edebileceksiniz. Bu da hedef kitlenizi daha iyi tanımanıza yardımcı olacak.

  1. Müşteri Deneyimini Geliştirin

Müşteri deneyimini geliştirmeniz, kitlenizle çok daha iyi bir ilişki kurmanıza destek olur. Onların sosyal medyadaki yorumlarından, arama geçmişlerinden, sosyal medyadaki etkinliklerine ve satın alımlarından faydalanabilirsiniz. Bu tarz bir büyük veri, kişiselleştirilmiş teklifler oluşturmanız için oldukça elverişlidir.

  1. Trendleri Siz Belirleyin

Sosyal medya, hayatımızda büyük bir yer kaplıyor. Bu mecralarda ortaya çıkan trendleri hemen özümsüyor ve onlara uyum sağlamaya çalışıyoruz. Siz bir işletme sahibi olarak trendlere uyabileceğiniz gibi yeni trendler de yaratabilirsiniz. Büyük veri, tüketicilerin neyi ne zaman satın almak istedikleri konusunda değerli bilgiler sağlar. Bu verilerden yararlanarak indirim planları oluşturabilir ve özgün reklam kampanyaları tasarlayabilirsiniz. Hatta gelen geri bildirimlerden faydalanarak piyasaya yeni bir ürün dahi sürebilirsiniz.

 

 

Bu yazı da ilginizi çekebilir: İçgörü Nedir?

İçgörü Nedir?

icgoru

İngilizce’de “insight” olarak adlandırılan içgörü kavramı temel anlamda tüketicinin daha önce keşfedilmemiş ve arka planda kalan neden-sonuç ilişkileri ve eğilimleridir. İçgörü, müşterilerin duygu ve davranışlarının altında yatan gerçekleri yansıtır. Bu gerçekler genelde gözden kaçırılmıştır. içgörü kavramı ile ilgili bir diğer önemli nokta ise “ne” sorusundan ziyade “neden” sorusuna cevap vermesidir.

İçgörü için pek çok kaynaktan bilgi sağlanabilir. Trendler, haberler, kişisel gözlem, sokak röportajları gibi birçok yol, bize güçlü bir içgörü kazandırabilir. Tüketiciyi her daim gözlemek ve onu anlamaya çalışmak, işletmelerin geleceği için önemlidir. Tüketicilere “Beni anlatıyor.” dedirtebilmek gerekir. Ancak kitlenize böyle dedirterek onlarla kalıcı ve sahici ilişkiler kurabilirsiniz.

Bir Marka İçin İçgörü Neden Önemlidir?

  1. Fark Edilirsiniz

Günümüzde hiç olmadığı kadar yoğun bir rekabet söz konusu. Tüketici sayısı artsa da bununla birlikte markalardaki çeşitlilikte de ciddi oranda yükseldi. Böylesine rekabet dolu bir ortamda rakiplerin arasında sıyrılmak ve tüketicinin dikkatini çekmek bir hayli zor. İşte tam bu noktada içgörü devreye giriyor. Eğer elde ettiğiniz içgörüleri başarılı bir şekilde uygulamaya geçirirseniz öteki markaların arasından kolayca sıyrılabilir ve yeni müşteriler kazanabilirsiniz.

  1. Kitlenizle Bağ Kurabilirsiniz

Günde yüzlerce uyaran maruz gelen tüketicilerin alışkanlıkları değişmeye başladı. Artık bilgiye kolaylıkla ulaşabildikleri için sürekli olarak ürünü ortaya koymak pek de işe yaramıyor. Bu yüzden onlarla bir bağ kurmanız ve markanızla aralarındaki ilişkiyi güçlendirmeniz gerekiyor. Bu da sağlam bir içgörü ile mümkün olur. Tüketicinize onu anladığınızı ve ona değer verdiğinizi gösterebilirseniz, size ve ürünlerinize daha çok bağlanabilir. Bu adımdan sonra reklamlar artık itici değil çekici gelmeye başlar.

  1. Verimliliğiniz Artar

Pazarlama etkili ama bir o kadar da maliyetli bir alandır. Kötü adımlar atmak hem zaman hem de para kaybına sebep olur. Bu da işletmenizin her anlamda zarar görmesi demektir. Kitlenize dair doğru bir içgörü kazanmanız, kaynaklarınızı doğru kullanmanıza yardımcı olur. Böylelikle daha verimli çalışabilir ve minimum israfla yola devam edebilirsiniz.

  1. Etki Gücünüz Artar

Her marka kitlelere ulaşmak ve yeterince bilinmek ister. Fakat pazarlama faaliyetlerini iyi bir şekilde yürütmeyen firmalar, marka bilinirliğini artırmada pek başarılı olamazlar. Eğer içgörünüz güçlüyse pazarlamadaki gücünüz artacaktır. Bu sayede marka bilinirliğinizi kısa süre içerisinde artırabilirsiniz. Böylece satışlarınız da büyük bir ivme kazanabilir.

  1. Sıradanlıktan Kurtarır

Pek çok marka herkes tarafından yapılan sıradan uygulamalarla piyasada kendine bir yer edinmeye çalışıyor. Fakat her şeyin hızlıca tüketildiği ve yerini başka seçeneklerin kolayca aldığı çağımızda orijinal olabilmek markanızın geleceğini kurtarır. Kitlenize dair iyi bir içgörüye erişerek vasatlıktan sıyrılabilir ve orijinal ama bir o kadar da etkili adımlar atabilirsiniz.

 

 

 

Bu yazı da ilginizi çekebilir: Karşı Pazarlama Nedir?

CRM Programı Nedir ?

crm-programi-nedir

Açılımı müşteri ilişkileri yönetimi anlamına gelen CRM, işletme ve müşteriler arasındaki iletişimin iyileştirilmesi ve sorunları çözülmesi için geliştirilen bir yazılımdır. CRM programı sayesinde işletme, müşteri ile ilk temastan satış olana kadar tüm süreci takip edebilir. Bu özel yazılım özellikle de potansiyel müşterilerle daha iyi bir etkileşim yakalanmasını hedefler. Fakat uzun vadede asıl amaç satışları artırmaktır.

Bir nevi müşteri otomasyon sistemi olan CRM programı, pazarlama, satış ve müşteri ilişkileri gibi süreklilik olması gereken alanlara otomasyon ile hız ve ivme kazandırır. Ayrıca satışları kademeli şekilde artırarak büyümeye katkı sağlar. Bu program, hem mevcut hem de potansiyel müşterilerinizle olan ilişkilerinizi kuvvetlendirecektir.

CRM Programı Tam Olarak Ne İşe Yarar?

CRM programı, müşterilerinizin bilgilerini, verilerini ve davranışlarını toplar ve size bir rapor olarak sunar. Mevcut ve potansiyel müşterileriniz üzerindeki etkinizi artıracak olan bu yazılım işletmenize büyük katkılarda bulunur. Bu katkılar şunlardır:

  • Uzaktan yönetimi sağlayarak ofise olan bağımlılığınızı en aza indirir.
  • Odağında her zaman müşteri memnuniyeti vardır. Uygulamalarıyla müşteri memnuniyetini ve rekabet gücünü üst düzeylere çıkartır.
  • Tüm işlemlerin ölçeklendirilmesine yardımcı olur.
  • İşletmenizin maliyetlerini önemli oranda azaltır.
  • Ekip içindeki iletişimi artırarak işletmenizin etkinliğini artırır.
  • Satış ve pazarlama stratejilerine destek verir.
  • Veri akışı sağlanır ve hata payı azalır.
  • İşletmelerinizin eksiklerini fark etmenizi sağlar. Böylece gerekli iyileştirmeleri yapmanıza önayak olur.
  • Veri akışını sürekli hale getirerek bu verileri efektif bir biçimde kullanmanızı sağlar.
  • Müşteri ile olan etkileşimi ve teması artırır.

CRM Programı Seçerken Dikkat Edilmesi Gerekenler

  1. Basit Arayüz

Konu hangi yazılım olursa olsun basit ve pratik bir arayüz şarttır. Karmaşık bir arayüz, programın işlevselliğini azaltır. Bundan dolayı ilk tercihiniz, arayüzü basit ve kullanması kolay bir CRM programı olmalıdır.

  1. Gelişmiş Raporlama Sistemi

Raporlama, veri toplama kadar önemli bir süreçtir. CRM programı sayesinde bunu kolaylıkla yapabilirsiniz. Fakat her program bunu işlevsel şekilde sunmuyor. Müşteri bilgisi stok durumu, satış adedi gibi önemli detayları kaydedip raporladığından emin olun.

  1. Takip Yönetim Sistemi

Ekip içerisinde bir görev dağılımı yapmak ve bu görevlerin gidişatını takip etmek için artık yazılımlardan faydalanılıyor. CRM programı, bu anlamda oldukça işlevsel olabilir. Bazı programlarda var olan bu özellik, size pratiklik kazandırabilir.

  1. Mobil Cihazlarla Uyum

Mobil uyumlu programlara cep telefonu ve tablet üzerinden kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Mobil uygulaması olan programları tercih ederek her yerde ve her zaman iş akışınızı kontrol edebilirsiniz. Bu da işlerinizi olağanüstü kolaylaştıracak.

  1. Entegre Sistem

Süreç yönetimini kolaylaştıran pek çok program bulunuyor. Seçeceğiniz CRM programı ile bu programlar arasında entegrasyon mümkün olursa, size kolaylık sağlayacaktır. Programlar arası entegrasyon, işlevselliği büyük oranda artırır.

  1. Bulut Tabanlı Yazılım

Bulut tabanlı bir program; tablet ve telefon gibi cihazlarla uyumlu şekilde çalışır. Ayrıca her an her yerde detaylı raporlar sunarak kesintisiz bir hizmet verir. Hızlı ve planlı olmak istiyorsanız, bulut tabanlı bir program seçtiğiniz konusunda emin olun.

 

 

Bu yazı da ilginizi çekebilir: Brief Nedir?

Karşı Pazarlama (Contra Marketing) Nedir?

karsi-pazarlama-nedir

Pazarda firmalar arasında yüksek bir rekabet vardır. Bu rekabette bazen firmalar birbirini hedef alabilirler. Bu durum, saldırıya maruz kalan tarafı kendini savunmak zorunda bırakır. Firmalar belirli stratejiler geliştirmeli ve bu saldırılardan kendilerini korumalıdır. Karşı pazarlama bir firmanın saldırıyla karşılaştığında karşı tarafa uyguladığı bu stratejileri ifade eder.

Karşı pazarlama aynı zamanda contra marketing, zıttına pazarlama, tersine pazarlama ve şok pazarlama olarak da ifade edilir. Bu pazarlama aslında savunma merkezlidir. Geleneksel pazarlama için önemli olan şey hedef kitleyi çekmek ve onu elde tutmaktır. Fakat karşı pazarlamada standart pazarlama stratejilerinin dışına çıkılır.

Karşı pazarlamada asıl nokta, mesajı tersten vermektir. Normal bir pazarlama kampanyasında bir ürünün ne olduğu ve hangi özelliklere sahip olduğu vurgulanır. Markanın neler vadettiği iyi bir reklamla hedef kitleye anlatılır. Fakat ikinci bir yol olan tersine pazarlamada ürünün ne olmadığı üzerinde durulur. Bu yapılırken özellikle rakip markanın deneyimlediği kötü bir olay veya aldığı olumsuz bir tepkiden yola çıkılır.

Karşı pazarlama kullanılarak gerçekten başarılı reklam kampanyalarına imza atılabilir. Bu stratejiden faydalanarak hedef kitlesini etkilemiş pek çok marka vardır. Fakat burada bazı noktalara dikkat etmeniz gerekir.  Rakibiniz hakkında asılsız kötülemeler yaparak bir kampanya düzenlemek hiç doğru değildir. Böyle bir kampanyanın size kazanç getirmesi bir yana marka değeriniz ciddi biçimde zarar görebilir.

Contra marketingin agresif, şaşırtıcı ve cesur tarafları vardır. Bu özelliklerinden dolayı insanların ilgisini hemen çeker. Böylesine bir atışma pazarı canlandırır ve tüketiciyi harekete geçirerek alışveriş refleksini uyandırır. Bunun en iyi örneklerinden olan Coca Cola ve Pepsi, yıllarca bu taktiği başarıyla uygulamışlardır. Hazırladıkları reklam filmlerinde her zaman “biz daha iyiyiz” mesajını vermişlerdir.

E-ticaret Firmaları İçin Karşı Pazarlama

Son yıllarda insanların özellikle alışveriş alışkanlıkları değişmeye başladı. Fiziksel mağazaları koltuğundan eden sanal mağazacılık, sunduğu birçok avantajla kendine müşteri bulmaya devam ediyor. Her ne kadar e-ticaret sitelerine olan talep artsa da bu alanda gerçekten ciddi bir rekabet söz konusu. Bu da işletmelerin işini zorlaştırıyor.

Piyasadaki yüksek rekabet, diğer firmaların arasından sıyrılmak için iyi stratejiler uygulama zorunluluğunu gerektirir. Yapacağınız sağlam reklam kampanyaları sayesinde pazar alanınızı büyütebilirsiniz. Karşı pazarlama ile rakip firmaları tamamen kuşatabilir ve onların imkanlarını zayıflatabilirsiniz. Doğru ya da yanlış tüm haberlerin ışık hızında yayıldığı sosyal medya, böylesine dinamik olması sebebiyle işlerinizi kolaylaştırabilir. Eğer rakip firmanızın sosyal mecralarda önceden yayılmış kötü bir şöhreti varsa bu, kampanyalarınız için iyi bir malzeme olabilir.

 

 

Bu yazı da ilginizi çekebilir: CRM Programı Nedir ?

Brief Nedir?

brief-nedir

Brief, reklam ve iletişim çalışmalarının önemli bir parçasıdır. Bu kavram kısaca yapılması istenen işin güçlü bir özeti olarak tanımlanabilir. Bu belgede, üzerinde çalışılacak bir projenin içeriği ve amaçları açıklanır. Özellikle projeden sorulu olan kişiler için büyük bir önem taşımaktadır. Çünkü sorumlu olan kişi veya ajansın işini bir hayli kolaylaştırır. Hazırlanan doküman sayesinde iş daha iyi anlaşılır ve kafadaki soru işaretleri giderilir.

Brief genellikle işin sahibi yani şirket yöneticisi ya da şirket sahipleri tarafından verilir. Fakat bazen marka danışmanları da bu işten sorumlu olabilir. Çünkü şirketin beraber çalıştığı marka danışmanları işin özüne daha çok hakim olabilirler. Bu da yapılacak işin karşı tarafa çok daha doğru bir şekilde anlatılabilmesine olanak tanır.

İyi Bir Brief Nasıl Hazırlanır?

  1. Kendinizi Tanıtın

Yaratıcı ekibin yapılacak işi daha iyi anlaması için işletmenizin neler yaptığı ya da hangi hizmetleri sunduğu konularında bilgi sahibi olması gerekir. Eğer ekip markanızın kişiliği ve kimliği hakkında yeterince bilgi sahibi olursa ortaya çok daha doğru bir iş çıkar. Bu durum özellikle iletişimin tonu için çok önemlidir. Ayrıca markanızın hassas noktaları ve kırmızı çizgileri konusunda da gerekli uyarıları yapmalısınız. Bu yüzden öncelikle kendinizi anlatın. Hatta işletmenizin web sitesini ve sosyal medya hesaplarını da ekleyebilirsiniz.

  1. Projenizi özetleyin

Yapılacak işi detaylıca anlatmalı ve sınırları çizmelisiniz. İşletme yeni bir ürün mü çıkarıyor? Yoksa yeni bir kurumsal kimlik mi edinmeye çalışıyorsunuz? Projenin ne olduğunu, neler gerektirdiğini ve hedefinizin tam olarak ne olduğunu iyi bir şekilde açıklayın. Kapsamlı bir brief ile projeden maksimum verim sağlayabilirsiniz.

  1. Hedef Kitlenizi İyi Tanımlayın

Bir kampanya hazırlarken veya bir proje üzerinde çalışırken en önemli kısım hedef kitlenin belirlenmesidir. Yani kime hitap edeceğiniz, kimleri kazanmak istediğiniz en başta belli olmalıdır. Fakat hazırlayacağınız brief, çok genel tanımlardan oluşmamalıdır. Örneğin “kadınlar” demek yerine “20-30 yaş aralığında, bekar ve a-b aralığında geliri olan kadınlar” demek çok daha doğrudur.

  1. Rakiplerinizi Belirleyin

Rakip analizi yapmak her hareketiniz için büyük bir önem taşır. İster yeni bir logo üzerinde çalışın ister yeni bir ürün piyasaya sürün. Her zaman rakiplerinizin hareketlerini de takip etmek zorundasınız. İşi yapacak kişi veya ajansın bu bilgilere sahip olması, işin daha iyi kavranmasına ve rakiplerle benzer iş yapmanın engellenmesinde yardımcı olur. Bu yüzden brief hazırlarken rakip firmaları da belirtebilirsiniz.

  1. Hedeflenen Mecraları Planlayın

Üzerinde çalışılan reklam kampanyasının hangi mecralarda kullanılacağı, süreç için çok önemlidir. Kampanyanız sosyal medya için mi hazırlanıyor ya da bir gazetede mi yayınlanacak? Hazırladığınız brief, projenin nerede kullanılacağı bilgisine muhakkak sahip olmalı. Böylece proje ve yayınlanacağı kanallar çok daha uyumlu olabilir.

  1. Bütçe ve Zaman Ayarlaması Yapın

Hazırlayacağınız brief muhakkak işin bütçesini ve zamanını içermelidir. Çünkü projenin, ayrılan bütçe dahilinde tamamlanması gerekir. Bitiş tarihinin belirtilmesi, projede yaşanabilecek olası aksamaları minimum düzeye indirir. Eğer proje büyükse, kontrol tarihlerini de eklemeniz faydalı olacaktır.

 

 

Bu yazı da ilginizi çekebilir: Neden Dijital Pazarlama Danışmanlığı Almalısınız?

Neden Dijital Pazarlama Danışmanlığı Almalısınız?

dijital-pazarlama-ajansi

Teknolojinin sürekli geliştiği bir dünyada, işletmelerin rekabetçi kalabilmek için güçlü bir dijital pazarlama danışmanlığı hizmetine ihtiyacı vardır. Bu yüzden bu alana yatırım yapmak işletmeye fayda sağlayacaktır. İyi bir dijital pazarlama danışmanlığı veya ajansı, özel ihtiyaçlarınıza ve hedeflerinize göre uyarlanmış bir strateji geliştirerek bunu yapmanıza yardımcı olabilir. Ayrıca aktif ve sürekli olarak sizlere destek ve tavsiye sağlayabilirler, böylece en son trendleri takip edebilir ve yeni fırsatlardan en iyi şekilde yararlanabilirsiniz.

 

Dijital pazarlama, müşterilerinizle bağlantı kurmanın en etkili yollarından biridir. Dijital kanalları kullanarak görünürlüğünüzü arttırıp hedef kitlenize daha kolay ulaşabilir ve onlarla daha iyi bir bağlantı kurabilirsiniz. Ek olarak sonuçlarınızı daha etkili bir şekilde takip edebilirsiniz. Elde ettiğiniz sonuçları değerlendirerek, işletmeniz için aldığınız kararları hedef kitlenize göre güncelleyebilirsiniz.

 

İşletmenizde yatırımınızı dijital pazarlamaya yapmanızın bir diğer nedeni de alanın bütçe dostu olmasıdır. Çünkü geleneksel pazarlamadan farklı olarak düşük bütçelerle yüksek verimde işler ortaya çıkarabilirsiniz.

 

Dijital pazarlamaya yatırım yapılması gerektiğinin bir başka nedeni ise sürekli değişerek kendini yenilemesidir. İnsanların interneti kullanma ve medyayı tüketme biçimleri her zaman gelişmektedir, bu nedenle rekabette bir adım önde olmak için dijital pazarlama stratejinizi sürekli olarak uyarlamanız gerekir. Bu noktada iş birliği yaptığınız ajansın gündemi düzenli olarak takip ediyor olması ve işletmenizin stratejilerinde uygulaması rakipleriniz arasında öne çıkmanızı sağlar.

 

Dijital dünyada işletmenizin herhangi bir çalışma saati olmadığı için müşterileriniz istedikleri her an sizle iletişime geçebilirler ve hizmetlerinizden faydalanabilirler. Reklamlarınız herhangi bir zaman farkı olmaksızın hedef kitlenize her an ulaşabilir. Bu nedenle, dijital alanda hızlı bir etkileşim olması da bu alana yatırım yapmanız için önemli sebeplerden biridir. Aynı şekilde, verdiğiniz reklamların ve kullandığınız tekniklerin ölçümlemesini de yapabildiğiniz için kolaylıkla başarınızı görebilir ve kendinizi geliştirebilirsiniz.

 

Yaptığınız iş için yaptığınız harcamalarınızda getirisi de çok önemlidir. Dijital pazarlama sayesinde yapılan küçük yatırımlar bile yüksek getiriler sağlayabilir. Bu yüzden dijital pazarlamaya yatırım yapmalısınız.

 

Sonuç olarak, günümüz pazarında rekabetçi kalabilmek için güçlü bir dijital pazarlama stratejisine sahip olmak şarttır. İşletmeler dijital pazarlamaya yatırım yaparak kârlılıklarını artırabilir. İyi bir dijital pazarlama ajansı, işletmelerin hedeflerine ulaşmalarına yardımcı olacak kapsamlı bir plan oluşturmalarına yardımcı olabilir.

Şu yazımız ilginizi çekebilir : Dijital Reklamcılık Nedir? Dijital Reklamcılık Neden Önemlidir?